Akıl/Ruh Sağlığımız Ne Durumda?

İngiltere’de bulunan Akıl/Ruh Sağlığı Derneği (Mental Health Fountation) İngiltere’deki insanların akıl sağlığı üzerine yayınladığı rapor ile bu haftayı akıl sağlığı haftası olarak değerlendirmeye karar vermiş. Rapordaki bulgulara göre İngilizler’in en az %85’i ruhsal problemler yaşadığını belirtirken, her on kişiden dördü depresyon geçirdiğini belirtmiş. Sonuç olarak iyi bir akıl sağlığı sahibi olma oranını rahatsız edici seviyede bulan dernek bu konuda eyleme geçmiş. Bu yılki temasını “Hayatta Kalmak mı Hayatı Yaşamak mı” (Surviving or Thriving) olarak belirleyen derneğin yardım ve bilinçlendirme çağrısı uluslarası medyada konuşulurken, aklıma bu konu hakkında ülkemizde ne gibi çalışmalar yapıldığı ya da insanların bu konu hakkında ne kadar bilinçli olduğu geldi.

Türkiye’de akıl/ruh sağlığı üzerine yapılan araştırmalar için araştırma yaptığımda, karşıma Sağlık Bakanlığı’nın 2011-2023 yılları için düzenlediği Ulusal Sağlık Eylem Planı çıktı. Bu eylem planının olduğunu görmek beni sevindirdi ancak plana göz atarsanız göreceksiniz ki akıl sağlığı hakkında alınacak olan eylemler genel olarak ilgili hastane ve personel artırımını sağlamaya yönelik.  Bu yönelimin asıl nedeni eylem planının, planda referans olarak alınan, Dünya Sağlık Örgütünü‘nün 2008’de yayınladığı raporun verilerini kullanarak hazırlanmış olması.

100binkişi
Devlet Sağlık Örgütü Verileri

Pekala Türkiye’deki araştırmalarla ilgili verilen referans ve Türk insanının ruhsal/akıl sağlığına dayalı profili nedir? 2023’e kadar uygulanması öngörülen planda bu soruların cevabı için Türkiye Ruh Sağlığı Profili Araştırması kullanılmış. Bu araştırma 112 sayfalık, yöntemleri tatmin edici ve kapsamlı bir araştırma ancak 1998‘de yazılmış. Yalnız eylem planının hazırlandığı 2011 yılından bu yana millet olarak geçirdiğimiz olayları düşününce bile insanlarımızın akıl sağlığını etkileyen şeylerin epeyce değiştiğini görebiliriz. 1998’deki raporda Türkiyede’ki insanların %18’inin ruhsal bir rahatsızlık geçirdiği belirtilmiş, fakat günümüzde bu durum nasıl acaba? Ayrıca akıl sağlığımızın ne durumda olduğunu biliyor muyuz?

Akıl sağlığı bir insanın duygusal, psikolojik ve sosyal durumundan oluşuyor ve insanların nasıl düşündüğünü, hissettiğini ve hareket ettiğini, kısaca nasıl yaşadığını etkiliyor. Genetik etkenlerin de etkili olduğu akıl sağlığı yaşadığınız çevrenin etkisiyle de oluşuyor. Akıl sağlığı denilince aklımıza delilik, şizofreni, bipolar, ağır depresyon gibi rahatsızlıklar gelmeden önce önyargılarımızı bir kenarı bırakıp bizim de akıl sağlığımızın kötü olabileceğini kabul etmemiz gerekiyor. Nitekim akıl sağlığımızın durumunu bilmek sorunu kabullenip çözüm aşamasına geçmek demek. Pekala akıl sağlığımızın kötüye gittiğini nasıl anlarız:

PosterMaker-1494259849055

Bu belirtileri taşıdığımızda ya da taşıyan birini gördüğümüzde problemi kabul etmeme, normalleştime, bir sorun olmadığı ya da problemi saklama/paylaşmama yönünde (kendimize ya da bir başkasına) telkinlerde bulunma gibi alışkanlığımız var ancak bu bir tehlike; çünkü akıl/ruh sağlığına dair en önemli çözüm bizde bitiyor. Nasıl mı? Akıl sağlığına dair bu bilgileri ve belirtileri Amerika Devleti Sağlık Servislerinin akıl sağlığı üzerinde kurduğu websitesinden tercüme ettim. Yurt dışında bireylerin ya da bireylerin oluşturduğu sivil toplum kuruluşları devletin yardımını beklemeden bu gibi konularda bilinçlendirme programlarını oluşturup olabildiğince insana ulaşmaya çalışıyorlar. Çünkü devlet ve özel kuruluşlar hastanelerin ve kliniklerin sayısını artırarak imkanlar sunsa da (bu imkanlar ileri seviyedeki hastalar için ellbette çok önemli), akıl sağlığımızı korumak ve kötüye gitmeden durdurabilmek bizim elimizde.

Kısa bir yürüyüşe çıkmak, etrafımızda hayatta kalmaya çalışan insanlara yardım edip hayatını yaşamaya çalışan insanların nasıl kendilerini keşfettiklerine bakmak, umutlarımızı çoğaltıp korkularımızı azaltabilecek inançlarımız üzerine düşünmek.. Tüm bunlar ve bunar gibi küçük ama önemli çözümler akıl sağlığımızı bir adım ileri götürüp hayatımızı daha iyi yaşamamızı sağlayabilecek şeyler. Kiminle nasıl sosyalleştiğimiz de önemli çünkü akıl sağlığımızı korumak için önemli olan kıskançlık, çekememezlik, kin, haset gibi hem kendimizi hem ilişkilerimizi bitiren duygulardan uzak olarak birliktelikler kurmak. Eğer hayata dair yolumuzu, inancımızı ve düşüncelerimizi ön planda tutarsak, ilişkilerimizdeki sorunlara ve karşımızdaki insanların hayatları tarafından sürüklenmeye uzak oluruz. Bu nedenle başkalarının hayatlarına özenmeye çalışıp bize uymayan bir hayatta mücadele vermemeliyiz ve toplum olarak birbirimize anlayışlı davranmalıyız. Nasıl bayramlarımızı, sevinçlerimizi ve gurur duyduğumuz başarıları paylaşıyorsak, toplum olarak geçirdiğimiz gergin, stresli ve üzücü zamanlarımızı kutuplaşarak, birbirimize karşı daha da duyarsız hale gelerek ya da birbirimize hakaretler/tehditler savurarak değil birbirimize destek olarak ve akıl sağlığımızı gözeterek geçirmeliyiz. Bireyler olarak birbirimizi bilinçlendirdikten sonra devlet ve kuruluşlar tarafından uygulanabilecek planı Akıl Sağlığı Derneği aşağıdaki gibi özetlemiş. Umarım ki bu konuda uzmanlarımız, psikologlarımız ve en önemlisi insanlarımız daha duyarlı hale gelir.

PosterMaker-1494260879021

Kaynaklar:

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s